28 Mart 2007 Çarşamba

HP, Acer’i patent ihlali gerekçesiyle dava etti

Dünyanın en büyük bilgisayar satıcısı HP, hızlı büyüme kaydeden rakibi Acer’a kendisine ait beş patenti ihlal ettiği gerekçesiyle dava açtı.Mahkeme dosyalarında yer alan iddialara göre HP, Acer ve Amerika’da bulunan yan kuruluşunun kendisine ait patentli ürünlerini sattıklarını iddia ederek, tazminat talebinde bulundu. Acer Halkla İlişkiler Direktörü Henry Wang, konuyla hukuk uzmanlarının ilgilendiğini ve bu konuda şimdilik bir yorum yapmayacaklarını belirtti. HP Acer’i optik sürücüler, saat frekans anahtarları ve güç tüketimi patentlerini bilerek ihlal etmekle suçluyor.
IDC’nin açıkladığı sonuçlara göre HP, 2006 son çeyreğinde lider PC sağlayıcısı oldu. Dell 2., Lenova 3. Acer ise 4. sırada yer aldı.

23 Mart 2007 Cuma

Oracle’dan SAP’ye hırsız suçlaması

Kurumsal yazılım firması Oracle, en büyük rakibi Alman SAP firmasına büyük ölçekli bir endüstri casusluğu davası açtı. Oracle, kendine ait binlerce mülk, telifli yazılım ve diğer çok gizli materyallerin SAP tarafından çalındığını iddia etti.
Kuzey California bölgesindeki bölge mahkemesinde görülen davanın 44 sayfalık dosyasında, SAP’nin sunuculara Oracle’a ait binlerce yazılım ve ürünü kopyaladığı ileri sürüldü. SAP Amerika’dan bir sözcü dava hakkında yorum yapmayı reddetti. Bill Wohl, davanın taraflarına yeni tebliğ edildiğini, Oracle’ın basın açıklamalarından notlar aldıklarını, konuyu değerlendirme aşamasında olduklarını ve SAP’nin sonuçlanmamış davalar hakkındaki standart prosedürünü izleyerek, yorumda bulunmayacaklarını söyledi.
Oracle’ın zararıyla ilgili bir miktar davada açıklanmadı. Oracle davada, SAP’nin Federal Bilgisayar Dolandırıcılığı ve Suistimal Kanunu ve California Bilgisayar Verilerine Erişim ve Dolandırıcılık Kanunu’nu çiğnediği iddiası da dahil, 11 sav öne sürüyor.

21 Mart 2007 Çarşamba

Fortran’ın geliştiricisi öldü...

IBM ekibinin Fortran’ı yaratmasına önderlik eden John W. Backus, Cumartesi günü Ashland’deki evinde 82 yaşında öldü. Backus, ilk en geniş kullanıma sahip programlama dilinin geliştiricisi olarak, modern bilgisayarlaşmanın da kapılarını araladı. Fortran bilgisayar yazılımında bir dönüm noktası olmuştu. Fortran aynı zamanda insanlar ve bilgisayarlar arasındaki iletişim sürecini de değiştirmişti.

16 Mart 2007 Cuma

Microsoft-Novell işbirliğinin yeni meyvesi: HSBC

HSBC Bank, Linux ortamını Novell SUSE üzerinde standardize edeceğini açıkladı. Novell ve Microsoft’un geçtiğimiz kasım ayında açıkladıkları işbirliği doğrultusunda, Microsoft resmen Novell’in SUSE Linux Enterprise platformunu önerecek ve iki firma birbirine patent dahilinde bunu sağlayacak.
Anlaşma eski rakip iki işletim sisteminin birlikte çalışılabilirliğinin de yolunu açmış oldu. HSBC anlaşmasıyla, Microsoft bankanın, üç yıllık, öncelikli Novell SUSE Linux Enterprise platformuna destek sağlayacak.

Tüm dünyada (76 ülkede) 284 bin çalışanı ve 9500 şubesi buluna HSBC Bank, Linux ortamının çeşitliliği ve sahip olma ile Windows altyapısıyla birlikte çalışılabilirlik maliyetlerini azaltma yolları arıyordu. HSBC küresel BT operasyonları grup yöneticisi Matthew O’Neill: “Microsoft-Novell işbirliği bizim Linux ortamımızın karmaşıklığını azaltmada bir katalizör görevi gördü. Bazıları şaşıracaktır ama, Windows ortamına sahip olma maliyeti, mevcut Linux ortamına sahip olma maliyetinden daha az. Düşüncemiz, karma ortamı Microsoft ve Novell sayesinde basitleştirmek. Bu nedenle Novell’i Linux altyapısını daha ileriye götürecek partner olarak tercih ettik” dedi. Ocakta Wal-Mart perakende şirketiyle imzalanan HSBC kontratı da Microsoft’un SUSE sunucuları desteklemesi konusunda benzer bir anlaşma içeriyordu.

10 Mart 2007 Cumartesi

Microsoft VoIP pazarında büyük lokma bekliyor

Geçen hafta ABD’de gerçekleşen VoiceCon Spring 2007 konferans dizisi Microsoft’un VoIP konusundaki ataklarına şahit oldu. Microsoft Corp’un Kurumsal Bölümü Başkanı Jeff Raikes, bu konferansta yaptığı konuşmada önümüzdeki üç yıl içinde şirketlerin kullandığı VoIP çözümlerinin maliyetinin yarıya ineceğini öne sürdü. Raikes, aynı zamanda bugünkü VoIP kullanıcılarının sayısının ise bu süre içinde ikiye katlanarak 100 milyon kişiye ulaşacağını söyledi.

Bu süre zarfında 35-40 milyar dolarlık bir pazar oluşturması beklenen VoIP teknolojisi, Microsoft’un da elini çabuk tutmasına neden oluyor. Firma bu ay sonuna doğru VoIP yazılımlarının betalarını kullanıcılarına ulaştırmış olacak. Office Communications Server 2007, Microsoft VoIP ve Birleşik İletişim Sunucusu, Office Commicator 2007 ve birleşik iletişim istemcisinin betalarını da firma ay sonuna kadar çıkarmayı planlıyor.

Bu yazılımın Microsoft Office setiyle entegre çalışması bekleniyor. Microsoft Office Communications Server ve Microsoft Of Office Communicator’a da gömülecek olan teknolojinin özellikle internet altyapısı gelişmiş ABD ve Avrupa’da kullanıcılara ciddi iletişim avantajları sağlaması bekleniyor.

Reuters’ın yaptığı bir hesaba göre ABD’de dahi bugün firmaların sadece yüzde 8’i tam anlamıyla VoIP’i bütün kurum yapısına entegre etmiş durumda. Firmaların yüzde 82’si ise bir şekilde internet üzerinden telefon haberleşmesini (VoIP) kendi bilgisayar ağları üzerinde kullanıyorsa da bunun maliyet avantajı yaratacak etkin bir kullanım olduğu söylenemez. Bunun da nedenlerinden biri hala IP telefonlarının bu teknolojinin şirkete olan maliyetinin neredeyse yüzde 40-45’i gibi yüksek bir oranını oluşturmasından kaynaklanıyor.

Microsoft Communications Server, çeşitli cihazlar, telefonlar, uygulamalar, servisler ve ortak yönetim araçlarından oluşan geniş bir teknoloji tayfını desteklerken, Başkan Raikes, ses kalitesinin de yüksek olacağını ifade etti. Raikes, Office Communications Server 2007 ile Office Communicator 2007’nin e-posta ve kişisel bilgi yönetimi yazılımı Microsoft Outlook 1997’den bu yana en radikal ürünlerden biri olacağını vurguladı. Microsoft aynı zamanda Office Communications Server 2007 ve Office Communicator 2007 yazılımlarının Session Initiation Protocol adını taşıyan birlikte çalışabilirlik (interoperability) teknolojisi ile PBX santraller ile birlikte kullanılabileceğini ve mevcut telefon sistemlerinin yerini alabileceğini de açıkladı.

Microsoft, iletişim ve network endüstrisinin önde gelen firmalarıyla da yakın bazı işbirliklerine yöneliyor. Örneğin, Royal Dutch Shell’de Nortel ile birlikte girdikleri devasa bir proje firmanın VoIP konusundaki iddiasını da ortaya koyuyor. 130 ülkede 112 bin çalışına sahip olan Shell’in tüm dünyadaki ses ve mesaj altyapısını Nortel VoIP ve Microsoft OCS (Office Communication Server) teknolojileri üzerinde entegre etmesi hedefleniyor. Proje önümüzdeki beş yıl içinde tamamlanacak ve kuşkusuz bu proje Microsoft’un VoIP yazılımları için de iyi bir laboratuvar oluşturacak.

Microsoft’un yeni formatı JPEG’in sonu mu?

Microsoft 8 Mart’ta yaptığı açıklamada, yakın zamanda, yüksek kalitede görüntülerin elde edildiği yeni bir resim formatını Uluslararası Standartlar Kurumu’na sunacağını bildirdi. HD Photo formatı, 15 yıllık dijital kamera ve görüntü uygulamalarını kullanan JPEG’e alternatif olarak sunuluyor. Her iki format da imaj görüntülüyor ve dosyaları sıkıştırarak, büyük dosyaların hafıza kartlarında yer kaplamaması işlevlerini gerçekleştiriyor. Ancak, bu küçültme işlemi sırasında fotoğraf kalitesi düşüyordu.

Microsoft yaptığı açıklamada, HD Photo’nun, sahip olduğu akıllı algoritma sayesinde JPEG’in yarı büyüklüğündeki görüntülerin daha kaliteli ve hasarsız elde edilmesine olanak sağladığını belirtti. Format aynı zamanda, kayıplı ve kayıpsız sıkıştırma özelliklerini de içinde barındırıyor. Microsoft yetkilileri, diğer bit- map formatlarda oluşan renk ve ışık kayıplarının HD Photo’da çeşitli ayarlamalarla önlenebildiğini belirtiyorlar. JPEG giderek yaşlanmasına rağmen sürekli güncellenerek geliştirilmeye devam ediyor. En son çıkan JPEG 2000 sürümü, kayıplı ve kayıpsız sıkıştırmayı destekleklerken daha iyi bir görüntü elde edilmesini sağlıyor. Orjinal JPEG ise yalnızca kayıplı sıkıştırmaya imkan veriyordu.

HD Photo’nun yazıcı, kamera ve uygulama satan firmaların desteğini alarak JPEG’in yerini alıp alamayacağını zaman gösterecek. Ancak şunu da söyleyelim; Microsoft Vista ve XP işletim sistemlerinde bu yeni sistemi destekleyen altyapı zaten mevcut. İki ay içinde de Adobe System ve Microsoft, Photoshop’un CS3 ve CS2 versiyonlarının Vista, XP ve Apple OS X.’le uyumlu çalışacağını açıklayacaklar. Microsoft ayrıca, HD Photo’nun uyum aparatını da üretti. Dolayısıyla donanım firmaları bu sürümü destekleyebilecekler.

IBM veri depolamada HP’yi solladı

IBM 2006 yılında veri depolama ürünlerinde HP’yi geride bıraktı. EMC ise hala liderliğini koruyor. Gartner raporuna göre gelirlerde IBM’in harici veri depolama ürünlerindeki pazar payı yüzde 15.8’e ulaştı. Bu rakam 2005 yılında yüzde 14.5’ti. Diğer taraftan HP’nin pazar payı yüzde 14.7’den yüzde 13.1’e düştü. Bu durum IBM’i EMC’den sonra ikincilik koltuğuna oturttu.

IBM böylece 10 seneden sonra ilk defa veri depolama alanında HP’yi geride bırakmış oldu. Beş sene önce HP, IBM’den yüzde 15 daha fazla pazar payına sahip bulunuyordu. Bu oyuncuların altında da büyük bir rekabet yaşanıyor. Hitachi Data Systems yüzde 9.6 pazar payı ile pazarın dördüncüsü konumunda. Onu son yıllarda veri depolama alanında atak yapan Dell yüzde 7.6 ile takip ediyor. Network Appliance’ın yüzde 7.2 ve Sun Microsoystems’ın yüzde 6.1 pazar payı bulunuyor. Gartner veri depolama pazarının büyük oyuncular tarafından yönetildiğini belirtiyor. Gartner’ın rakamlarına göre pazarın yüzde 84.2’isini 7 büyük oyuncu elinde tutuyor.

9 Mart 2007 Cuma

IBM ve Cisco, birleşik haberleşme ve ortak çalışma çözümleri geliştirmeye karar verdi

IBM ve Cisco 7 Mart Çarşamba günü, Eclipse ve OSGi gibi açık kaynak teknolojilerini temel alan ortak bir platform oluşturduklarını duyurdu. İki firma, gerçek zamanlı istemciler ve arka plandaki sunucuları da içeren diğer ürünlerinde entegrasyona gideceklerini açıkladı.

IBM ve Cisco, IBM/Lotus UC2 istemci platformunda, Lotus Sametime, Lotus Expeditor, Cisco Unified IP telefonlar ve Cisco Unified MeetingPlace gibi iletişim ve ortak çalışma(collaboration) olanağı sunan birçok ürünü biraraya getireceklerini bildirdi.

Geçen yıl VoiceCon'da IBM ve Cisco, IBM'in global teknoloji servisleri bölümünün Cisco iletişim araçları ve Lotus Sametime ile entegrasyon sağlayacağını açıklamıştı. Bu yılki açıklama ise Cisco’nun IBM Lotus Sametime, IBM Lotus yazılım grubunun ise Cisco ürünlerini satacağını gösteriyor. İki firmanın oluşturduğu platformun avantajları Eclipse ve OSGi geliştirici topluluklarına üye 2.3 milyondan fazla kişiyi etkileyebilir.

8 Mart 2007 Perşembe

Emir kipinde internet

YouTube'da Atatürk'e saldırı içeren videonun kaldırılmasına kadar geçen kısa süre içinde portal Türk internet kullanıcısına yasaklı kaldı. Bazı sitelerde hukukçular konunun yorumunu yapıyorlar ve bazıları bunun sansür olmadığını savunuyor.

Biz de diyoruz ki, eğri oturup doğru konuşalım ve bu tür girişimlerin sansür olduğunu kabul edelim, kendimizi fazla kandırmayalım, bir daha tekrarının yaşanmaması için gerekli özeni gösterelim.

Yoksa bu sakat anlayışın ileride kime ne zarar vereceği belli olmaz.
Bu türden yasaklamaların birçok açıdan hepimizi inciten yanları ve ülke imajına verdiği zararlar var.

"Kişisel" ve "kamusal" hassasiyetlerimiz nedeniyle ifade etmek istiyoruz.

1. Öncelikle bizim hakkımızda olan veya bize zarar verme potansiyeli taşıyan bir mesaja, bilgiye veya herhangi bir görsel malzemeye internet üzerinden ulaşmayı bizlere yani Türk insanına yasaklamanın ne anlamı vardır? Dünyanın geri kalan milyonlarca insanı bunu görürken bizler devekuşu gibi kafamızı kuma mı gömmeliyiz?
Kendi insanına saygısızlık etmenin yalın hali.

2. Her türlü görüşün ve ifade biçiminin olduğu bir platformu toptan yasaklamanın mantığı nedir? Bundan YouTube'un çok büyük bir zarar göreceğini mi düşünüyoruz?
Bir nevi intikam mi yani... Kim kime küsmüs, hesabimiz var mi?

3. Bir nevi kendi ayıbımızı kapama çabası olmasın? Batı'da ortaya çıkan ve bize zarar verme olasılığı yüksek bir konuda tepkimizi ve yaptırım gücümüzü gerekli yer ve zamanda kullanamadığımız için mi bu tür bir yola başvuruyoruz? Nitekim istenildiğinde ve uğraşıldığında bu türden malzemeler YouTube'dan da kaldırılabiliyormuş...
Uygar dünyada hukuğu kullanmanın zorunlu hali.

4. Çin üzerine yapışan sansürcü devlet etiketinden yıllarca kurtulumadı. Kurtulması da mümkün görünmüyor... Bu akla zarar girişimlerin birilerinin işine yaradığı ama bizim için hiç iyi olmadığı gerçeğini de dikkate alsak.
Özgürlük ve demokrasi kültürünün provokasyonları önleme hali.

7 Mart 2007 Çarşamba

Arkadaş biz Çinli değiliz. Severiz ama reca ederiz

Son aldığımız bir habere göre YouTube'a erişim mahkeme kararıyla yasaklanmış. Tam da şu sıra yapılması gereken bir şeydi. Amerika'daki Ermeni lobisinin yağları erimiştir artık. Tebrik ederiz. Hakaret içeren videoları YouTube'a şikayet ettiğinizde ve düzgün bir yol izlediğinizde genelde yayından kaldırıyorlar. Ama merak ederiz, bu memleketin uluslararası arenada hakkını savunacak hiç mi hukuk adamı yoktur...

Provokasyon ne kadar kolay oldu.

YouTube'a koy birinin videosunu, ondan sonra mahkeme kararı çıkar, seyredemezsin diye yasakla koca portali. Seçim öncesi neme lazım, belki olmasa da olur deyu.

Dünya alem fışkırsın, Türklerin Çinlilerden farkı olmadığını...

Bu kadar ucuza gitmesek pek bir süper olacak...