29 Aralık 2006 Cuma
2007 hepimize mutluluk ve başarı getirsin
Sevgili IT Business okurları,
Bloğumuzu yeni açtık, zamanla burasının karşılıklı konuşabileceğimiz sıcak ve keyifli bir ortam olmasını umuyoruz. İki sayı sonra dergi sayısını 300'lüyoruz, bu nedenle bize ITBW hakkında düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi aktarmanızı özellikle rica ediyoruz.
Bu vesileyle 2007 yılının ülkemiz ve siz okurlarımız icin umutlu, barış dolu ve başarılı bir yıl olmasını diliyoruz. Ayrıca güzel bir tesadüf olarak yeni yılla birlikte gelen Kurban Bayramı'nızı da kutlar, aileniz ve yakınlarınızla coşkulu bir bayram geçirmenizi arzu ederiz.
ITBW Editörleri
Yazı Girişi:
14:44
0
yorum var, ilk yorumu siz yapın
İlgili Maddeler: Editörden
28 Aralık 2006 Perşembe
Buzdağının görünmeyen yüzü
Erişilebilir webin 500 kat büyüklüğüne ulaşan görünmez internet; yüz binlerce siteyi, on milyarlarca dokümanı barındırıyor
Oğuz Eser
Jenerik Siteler
Bu katmandaki siteler, internetteki kartvizitler ya da broşürler olarak değerlendirilebilir. Değişmeyen, statik ve genelde HTML formatındaki sayfa ve sitelerin tamamı arama motorları tarafından erişilebiliyor.
Özel Amaçlı Siteler
İnternetteki belirli bir konu üzerinde uzmanlaşmış sitelerden oluşuyor. Bir üst katmanla beraber toplam 50 milyardan fazla sayfayı içeriyor. Mesala, Google bu katmanda yaklaşık 9 milyar içeriği listeliyor. Bu toplam webin ise sadece yüzde 4'ü...
Dinamik Veritabanı İçeriği
Görünmez ya da derin internet, 1994'te Dr. Jill Ellsworth tarafından listelenemeyen web içeriği için öne sürülmüş bir kavram. Arama motorlarının erişemediği ve 200 milyardan fazla sayfayı kapsayan katmanın büyük kısmı dinamik sayfalardan oluşuyor. Sayfalar, ziyaretçinin istemine göre veritabanlarından çekilen bilgilere dayanıyor. Bu nedenle, spider/crawler'lar (siteleri otomatik olarak ziyaret ederek indeksleyen robot yazılımlar) sayfaları görünen internete dahil edemiyorlar. Javascript, XML, flash sayfalar, Usenet, Gopher gibi arşivler, multimedya dosyalar ve PDF, DOC uzantılı dokümanların büyük kısmı da içeriği derinleştiren diğer türler. Kütüphaneler, arşivler, bilimsel doküman veritabanları ve web günlükleri (blog) gibi online hizmetler, bu katmanda yer aldıklarından erişilemeyen içeriğin niteliğini niceliği kadar yükseltiyor.
Özel Erişimli Siteler
Webdağının en altında yer alan bu katman özel erişimli ya da ücretli sitelerden oluşuyor. Hamachi gibi özel sanal ağlar (VPN), ya da extranetleri de bu bölüme ilave edebiliriz.
Yazı Girişi:
16:05
2
yorum var, ilk yorumu siz yapın
İlgili Maddeler: Arama Motorları, Derin Net, Web 2.0
Çağrı merkezinin lideri Avaya
Avrupa'daki çağrı merkezlerinin yüzde 40'ını elinde tutan firma, en yakın rakibi ile arasını açtı
Eylem Cülcüloğlu
Son yıllarda çağrı merkezlerinin hem sayısı hem de özellikleri arttı. Eskiden sadece operatörle bağlantı noktası olan çağrı merkezleri, günümüzde CRM'in önemli bir parçası. Şirketlerin veri ambarlarıyla direkt bağlı olan çağrı merkezleri üzerinden müşteri ilişkileri yönetiminden, direkt satışa kadar bir çok iş yapmak mümkün. IP teknolojilerinin çağrı merkezlerine entegre olmasıyla artık çağrı merkezlerinin yerlerinin de bir önemi kalmadı.
Çoğu şirket çağrı merkezini Hindistan gibi ülkelerde barındırıyor ve bundan müşterinin haberi bile olmuyor. CRM, VoIP gibi teknolojiler işin içine girince çağrı merkezi çözümünü de doğru seçmek büyük önem taşıyor.
Kurumlara yönelik iletişim ağı sistemleri, uygulamaları ve hizmetleri alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden biri olan Avaya, pazar araştırma firması MZA'nın global telekomünikasyon ve BT pazarları analizi üzerinde uzmanlaşmış olan danışmanları tarafından bu yıl da lider Avrupa Çağrı Merkezi Sağlayıcısı olarak seçildi.
Avaya birinci Alcatel ikinci
Avaya çağrı merkezi ürünleri, 2006 yılının ilk ve ikinci yarısı boyunca Avrupa çağrı merkezlerinde yüzde 40 pazar payı ile lider durumda. MZA Global Telekomünikasyon Raporu'na göre Avaya'ya en yakın rakibi Alcatel'in pazar payı ise yüzde 14. Alcatel'i yüzde 9 ile Nortel ve yüzde 7'şerlik payla Cisco ve Aspect Software takip ediyor.
Avaya Call Centre çözümü, çağrı merkezini arayanların ihtiyaçlarıyla müşteri temsilcilerinin yeteneklerini en uygun şekilde eşleştirerek kişiselleştirilmiş müşteri hizmeti ve yönlendirmede esneklik sağlıyor. Avaya Call Centre 3.0 ve 3.1 ürün grubu müşteri temsilcilerinin verimliliklerini ve etkinliklerini arttırırken maliyetlerin de azalmasını sağlıyor.
Avaya EMEA (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) Başkanı Carlos Sartorius “Avrupa çağrı merkezi çözümleri pazarında hala lider olmamızdan dolayı gurur duymaktayız. Gelişen ve artan tehditlere rağmen Avaya çağrı merkezleri sistemleri, müşteri temsilcilerinin daha fazla sayıda çağrıyı daha yüksek verimlilikle yanıtlamalarını sağlayan yetenekler sunmaktadır. Daha düşük maliyetlerle çağrı merkezi kapasitesini arttırdığımız açıktır. Çağrı merkezlerinin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sistemlerimizi ve çözümlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.
MZA raporu, Avrupa çağrı merkezi pazarında Ocak-Haziran 2006 dönemi içinde sevkıyatı yapılan çağrı merkezi müşteri temsilcisi lisanslarına dayalı olarak hazırlandı. Avaya, Avrupa'daki liderliği yanı sıra, Doğu Avrupa'daki pazar payını da yüzde 69'a çıkarttı.
Avaya liderliğini FIFA Dünya Kupası Almanya 2006 iletişim altyapısını sağlaması gibi çeşitli pazarlama etkinlikleri ile de destekledi. Avaya'nın kurduğu FIFA Dünya Kupası iletişim ağı bugüne kadar bir spor organizasyonu için tasarlanan ve geliştirilen en büyük bütünleşik iletişim ağı oldu. Organizasyonun sponsorları arasında olan Avaya, etkinlik süresince çözümlerinin ve hizmetlerinin özelliklerini gösterme fırsatı bularak marka bilinirliğini de arttırdı.
Konsolidasyonlar yolda
Önümüzdeki dönemde çağrı merkezi pazarının büyümeye devam edeceği öngörülüyor. Pazarda ayrıca konsolidasyonlar bekleniyor. Geçtiğimiz aylarda NEC ve Philips çağrı merkezi çözümlerinde NEC Philips Unified Solutions adı altında birleşmişti.
Yazı Girişi:
16:03
0
yorum var, ilk yorumu siz yapın
İlgili Maddeler: Endüstri
bebek adımları
Yücel Komçez
Parasalcı politikalar dünya üzerinde etkisini yitirmese de paradan para kazanmanın cazibesini giderek kaybettiği söylenebilir. Bu da piyasaları kuşkusuz daha rekabetçi ve acımasız hale getiriyor. Artık bugün kaptan köşkünde oturanlar için finans yönetimi kadar, teknede oluşan delikleri kapamak da önemli hale geldi. Bu açıdan teknolojiye olan ihtiyaç kendini daha bariz bir şekilde hissettirmeye başlıyor.
Bu noktada pazarın bir genleşme içinde olduğunu söylemek yanlış olmaz. Yabancı şirketlerin Türkiye'ye gelmesi, yerli şirketlerin kurumsal yönetim ve şeffaflık konularına giderek daha fazla titizlenmesi, ekonomideki büyüme eğilimi, bilişim sektörüne önemli fırsatlar yaratıyor. E-devlet eylem planı gibi girişimlerin, devletin AB müktesabatına uyum çabalarının bilişim sektörünün gerçek anlamda değerlendirebileceği fırsatların sadece özel sektörden kaynaklanmayacağının da birer göstergesi. Üstelik Türkiye'ye akan bazı Avrupa fonlarının ferah feza kullanımı da işin cabası.
Başta yazılım sektörü olmak üzere, birçok bilişim hizmeti için Türkiye bölge için ciddi bir merkez olma potansiyelini taşıyor.
Burada devletin her türlü destek ve teşviğini sadece bu alana yöneltmesi gerektiğini iddia etmiyorum, zaten bilişimciler de bu anlamda bir inayet beklentisi içinde değil. Ancak mevcut destek sisteminin de akla ve pratik işleyişe uygun bir hale getirilmesi mümkün. Ciddi bir maliyet yaratmadan ama akılcı düzenlemelerle içinde olduğumuz ekonomik trend, Türk bilişim sektörünün, yazılımı ve hizmetleriyle gerçek bir sanayii olma ve güçlü bir ihracatçı pozisyonuna geçmesi için sağlam potansiyeller taşıyor.
Uzun bir süredir Türk yazılım sektörü, iş uygulamaları alanında, dünya üzerinde oluşan bilgi birikimini ve iş deneyimini içselleştirme çabasında. Bugün artık kurumsal kaynak planlaması gibi kapsam itibarıyla geniş uygulamalardan söz etmeye kalksak dahi en az üç dört sağlam Türk yazılımevinin bu alana odaklanmış olduğunu görebiliriz. Müşteri ilişkileri yönetiminden, mobil uygulamalara kadar özel uzmanlık gerektiren birçok ürün geliştiren Türk yazılım şirketleri şanslarını yurtdışında deniyor, bunların bir kısmı da başarılı oluyor.
Ancak bugün bile yazılımcıların en yetkili derneği Yasad’ın başkanı, “Türkiye'de firmaları yerli yazılım kullanımına teşvik etmek” gerekir diyorsa bu işi bir durup düşünmeli. Kuşkusuz Başkan Gültekin Günal da serbest ve rekabetçi bir piyasada aktörlerin zorlamayla tercihlerini değiştirmeyeceğinin farkında. Yazılımcıların istediği sadece Türkiye'de yerli yazılım kullanımının özendirilmesi için bazı mekanizmaların daha etkin kullanılması. Böylece pazar, hem yerli, hem de yabancı firmalar açısından daha derin ve çeşitli işbirliği olanaklarına açık bir alana dönüşmüş olur ki, bu durum, bugün rekabet sınırları belli Türk ekonomisi için de ciddi bir açılımdır.
Öte yandan Türkiye'de Dünya Bankası kredileriyle yapılan birçok yerel projenin Türkiye'de bir temsilcisi bile olmayan yabancı firmalara yaptırılması gibi garabetleri de yaşadık veya Türkiye'de tam donanımlı ve güçlü ekiplere sahip entegratörler olduğu halde herhangi bir kamu ihalesinin “dünyada beş örneği bulunması” gibi şartlarla ilan edilmesi türünden arızalara da alışkınız. Kendine özgü kamusal bir projede bu kadar çok referans gösterecek kaç uluslararası firma vardır? Belki de asıl sorulması gereken soru budur.
2007'de tüm okurlarımıza sağlık, mutluluk ve barış dolu günler diler, Kurban Bayramı’nızı kutlarız.
Yazı Girişi:
16:00
0
yorum var, ilk yorumu siz yapın
İlgili Maddeler: Editörden






